Hayatın farklı dönemleri, farklı ihtiyaçları ve zorlukları beraberinde getirir. Çocukluk, ergenlik, yetişkinlik ve ebeveynlik… Her biri kendine özgü duygular, sorular ve bazen de içinden çıkılması zor süreçler barındırır. Psikolojik danışmanlık, bu yolculuklarda kişinin kendini daha iyi tanımasına, duygularını anlamlandırmasına ve sağlıklı baş etme becerileri geliştirmesine destek olur. Çalışma alanlarım; bireyin yaşam döngüsündeki temel ihtiyaçlara odaklanan bütüncül bir yaklaşımla şekillenmektedir.
Çocuklar ve ergenler, duygularını yetişkinler kadar net ifade edemeyebilir. Davranış değişiklikleri, içe kapanma, öfke patlamaları, okul sorunları ya da kaygılar aslında iç dünyalarında yaşadıkları zorlukların bir yansımasıdır. Çocuk ve ergen danışmanlığında; güvenli bir ilişki kurmak, çocuğun kendini ifade edebileceği alanlar açmak ve duygusal gelişimini desteklemek temel amaçtır. Oyun, sanat ve yaşa uygun tekniklerle yürütülen bu süreçte; özgüven, duygu düzenleme, sosyal beceriler ve problem çözme yetileri güçlendirilir. Ergenlerle yapılan çalışmalarda ise kimlik gelişimi, sınav kaygısı, akran ilişkileri ve gelecek kaygıları gibi konular ele alınır.
Yetişkinlik dönemi, sorumlulukların arttığı ve bireyin kendisiyle ilgili pek çok soruyla yüzleştiği bir süreçtir. Kaygı, stres, tükenmişlik, ilişki problemleri, özgüven sorunları ya da yaşamda yönünü kaybetmiş hissetme gibi durumlar bu dönemde sıkça görülür. Yetişkin danışmanlığında amaç; bireyin kendini daha yakından tanıması, düşünce ve duygu kalıplarını fark etmesi ve yaşamını daha dengeli bir şekilde sürdürebilmesidir. Danışmanlık süreci, kişinin güçlü yönlerini keşfetmesine ve zorlayıcı yaşam olaylarıyla baş etme kapasitesini artırmasına yardımcı olur.
Ebeveyn olmak, beraberinde sevgi kadar kaygı ve belirsizlik de getirebilir. “Doğru mu yapıyorum?”, “Çocuğuma nasıl yaklaşmalıyım?” gibi sorular pek çok ebeveynin zihnini meşgul eder. Ebeveyn danışmanlığı; çocuğun gelişim dönemlerini anlamayı, sağlıklı sınırlar koymayı ve etkili iletişim kurmayı destekler. Bu süreçte amaç, ebeveynin çocuğunu değiştirmeye çalışmasından ziyade; ilişkiyi güçlendirecek yeni bakış açıları kazandırmaktır. Güçlü ebeveyn–çocuk ilişkileri, çocuğun duygusal sağlığının en önemli yapı taşlarından biridir.
Yoğun tempo, şehir dışı ya da farklı ülkede yaşama gibi nedenlerle yüz yüze görüşmeye zaman ayıramayan bireyler için online terapi etkili ve erişilebilir bir alternatiftir. Güvenli dijital platformlar üzerinden yürütülen online danışmanlık süreci, yüz yüze terapiyle aynı etik ve profesyonel çerçevede ilerler. Kendi bulunduğunuz ortamın konforunda destek alabilmek, terapi sürecini daha sürdürülebilir hale getirebilir. Online terapi; yetişkinler, ebeveynler ve ergenler için uygun bir seçenek sunar.
Her bireyin hikâyesi kendine özgüdür. Psikolojik danışmanlık süreci; yargılanmadan, acele edilmeden ve güvenli bir ilişki içinde ilerler. Değişim küçük bir adımla başlar ve bu adımı atmak, kişinin kendine verdiği en değerli hediyelerden biridir. 🌱
